Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden binlerce vatandaş bir kez daha anıldı. Kahramanmaraş merkezli depremler yalnızca şehirleri değil, milyonlarca insanın hayatını derinden etkileyerek ülke hafızasında silinmez izler bıraktı. Evlerin yıkıldığı, şehirlerin harap olduğu ve milletçe en ağır günlerin yaşandığı bu felaketin acısı hâlâ tazeliğini koruyor.
Göreve yeni başlayan Iğdır Valisi, 6 Şubat anma programına katılarak hem depremde hayatını kaybeden vatandaşları andı hem de il genelinde yürütülen afet hazırlık çalışmalarını yerinde inceledi. Yapılan incelemelerde, olası afet durumlarına karşı yürütülen planlamalar ve hazırlık süreçleri ele alındı.
Öte yandan, deprem gerçeği bir kez daha gündeme gelirken, Iğdır’ın olası bir afet durumuna ne kadar hazır olduğu sorusu da kamuoyunda konuşulmaya başlandı. İkinci derece fay hattı bölgesinde bulunan kentte, toplanma alanlarının yeterliliği, arama-kurtarma ekiplerinin kapasitesi, barınma imkânları ile gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçların nasıl karşılanacağı konuları önemini koruyor.
Uzmanlar ve vatandaşlar, afetlere karşı hazırlığın yalnızca kurumların değil toplumun da ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerken, yetkili kurumların yürütülen çalışmalar hakkında kamuoyunu bilgilendirmesinin güven duygusunu güçlendireceği ifade ediliyor.
6 Şubat depremlerinin bıraktığı büyük ders, afetlere karşı hazırlığın hayati önemini bir kez daha hatırlatıyor. Olası bir felaket yaşanmadan önce yapılacak planlama ve koordinasyon çalışmalarının, can ve mal kaybını en aza indirmede belirleyici olacağı vurgulanıyor.
AFET HAZIRLIĞI YETERLİ Mİ? GÖZLER KURUMLARDA
6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde afet gerçeği bir kez daha gündeme gelirken, Iğdır’da olası bir deprem veya büyük afet durumunda hazırlıkların ne durumda olduğu sorusu kamuoyunda daha yüksek sesle sorulmaya başladı. Özellikle Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün kapasitesi ve diğer kurumların bu alana verdiği destek tartışma konusu oldu.
Vatandaşlar, olası bir felaket anında yalnızca Afet Müdürlüğü’nün tek başına yeterli olup olmayacağını merak ediyor. Arama-kurtarma ekiplerinin sayısı, ekipman desteği, lojistik imkânlar, geçici barınma alanları ve acil gıda-su temini gibi konularda kurumlar arası koordinasyonun ne düzeyde olduğu soruluyor.
Afet yönetiminin yalnızca bir kurumun sorumluluğunda olmadığına dikkat çeken vatandaşlar, belediyelerden sağlık kurumlarına, güvenlik birimlerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm paydaşların bu süreçte aktif rol alması gerektiğini ifade ediyor. Afet Müdürlüğü’nün elini güçlendirecek araç, personel ve eğitim desteklerinin artırılması gerektiği yönünde görüşler dile getiriliyor.
Toplumun beklentisi ise net: Olası bir felaket yaşanmadan önce hazırlıkların tamamlanması ve yapılan çalışmaların şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması. Çünkü afetlere karşı en güçlü önlem, felaket yaşanmadan önce yapılan planlama ve koordinasyon olarak görülüyor.
Uzmanlar, afet bilincinin toplumun her kesiminde güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin artırılmasının, olası bir afet durumunda can kayıplarını en aza indirecek en önemli adım olacağını vurguluyor.
Vali Taşolar Afet Müdürlüğü’nü Yerinde İnceledi
Göreve kısa süre önce başlayan Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Gerçekleştirilen ziyarette, olası afet durumlarına yönelik hazırlıklar, arama-kurtarma kapasitesi, ekipman durumu ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. Vali Taşolar, afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak çalışmaların titizlikle sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Yetkililer, il genelinde afet bilincinin artırılması ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik planlamaların devam ettiğini belirtirken, ziyaretin kurum personeline moral verdiği öğrenildi.
HAKAN ARAS