Iğdır’da henüz üç ay bile dolmadan sökülen yeni Kaldırım çalışmaları, kamu kaynaklarının plansız ve özensiz kullanıldığı yönündeki tepkileri yeniden alevlendirdi. Şehrin içinde, yer yer bir metreyi bulan yükseklikte yapılan kaldırım hem vatandaşın günlük yaşamını zorlaştırdı hem de “Bu proje kimin fikriydi?” sorusunu gündeme taşıdı.
Vatandaşlar, “Yeni yapılan kaldırım yine söküldü” diyerek isyan ediyor. Harcanan paraların mühendislik, mimarlık ve işçilik adı altında nereye gittiği sorgulanırken; projeyi kimin sunduğu, kimin kabul ettiği kamuoyunda merak konusu oldu. sokaklarda yürünecek düzgün bir yol yokken, çevre pislikten geçilmezken, kısa sürede sökülüp atılan kaldırım çalışmaları “yazık değil mi?” tepkisini büyüttü.
“Devletin malı deniz, yemeyen keriz” anlayışıyla hareket edildiğini düşünen vatandaşlar, yapılan işlerin kalıcı olmamasına sert çıkıyor. Henüz tamamlanmadan bozulan, ardından yeniden sökülen çalışmaların bedelinin yine vatandaşın cebinden çıktığına dikkat çekiliyor. “Bu paralar haram mı, günah değil mi?” sorusu sokakta yankılanıyor.
Kent sakinlerine göre belediyecilik; yıkıp yeniden yapmak değil, topluma gerçek fayda sağlayacak kalıcı ve planlı projeler üretmektir. Iğdır’da bir kez daha “mühendislik nerede?” sorusu sorulurken, beklenti net: Gösteriş değil, akılcı planlama; geçici çözümler değil, uzun ömürlü işler. Aksi halde kaybeden yine şehir, yine vatandaş oluyor.
HAKAN ARAS